Bazı dönemlerde ne sevinç ne üzüntü ne de öfke hissedersiniz. Sevdiğiniz şeyler sizi heyecanlandırmaz, kötü haberler bile içinizde yankı bulmaz. Buna duygusal uyuşukluk denir ve sanıldığından çok daha yaygındır. Bu durum bir zayıflık ya da karakter kusuru değildir; çoğu zaman zihnin kendini korumak için başvurduğu bir yoldur.
Duygusal uyuşukluk neye benzer?
Kişi kendini cam bir fanusun içinde gibi hisseder. Olaylar yaşanır ama sanki başkasının başına geliyormuş gibi uzaktan izlenir. Sık görülen belirtiler arasında hobilere ilgi kaybı, yakınlara karşı mesafe, gülümsemenin ya da ağlamanın zorlaşması ve geleceğe dair bir beklentinin kalmaması yer alır. Bazı insanlar bunu boşluk, bazıları ise düz bir çizgi gibi tarif eder. Fiziksel olarak da yorgunluk, uyku düzeninde bozulma ve iştah değişikliği eşlik edebilir.
Neden ortaya çıkar?
En sık nedenlerden biri uzun süren stres ve tükenmişliktir. Zihin sürekli alarm halinde kaldığında duygusal tepkileri kısarak enerji tasarrufu yapar. Travmatik yaşantılar, yas, ağır kayıplar ve çocukluktan gelen duygusal ihmal de benzer bir kapanmaya yol açabilir. Depresyon ve bazı kaygı bozukluklarında da uyuşukluk belirgin bir yer tutar. Ayrıca bazı ilaçlar duyguları köreltebilir. İlaç kullanıyorsanız dozu kendiniz değiştirmeyin, bu gözleminizi mutlaka hekiminizle paylaşın.
Kendi başınıza neler deneyebilirsiniz?
Duyguyu zorla üretmeye çalışmak çoğu zaman işe yaramaz. Bunun yerine bedene dönmek daha etkilidir: her gün kısa bir yürüyüş, düzenli uyku saatleri ve yeterli beslenme sinir sistemini yatıştırır. Gün sonunda üç cümlelik bir not tutmak, o gün bedeninizde ne hissettiğinizi fark etmenize yardım eder; gerginlik, ağırlık ya da boşluk bile bir veridir. Küçük ve düşük baskılı aktiviteler, örneğin müzik dinlemek ya da bir arkadaşla kısa bir sohbet, duygulara yeniden kapı aralayabilir. Alkol ve benzeri maddeler ise kısa vadede rahatlatsa da uyuşukluğu çoğunlukla derinleştirir.
Ne zaman uzmana başvurmalı?
Bu hal iki haftadan uzun sürüyorsa, işinizi, ilişkilerinizi ve günlük bakımınızı etkiliyorsa ya da kendinize zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak gerekir. Terapi sürecinde uyuşukluğun arkasındaki nedenler güvenli bir ortamda ele alınır ve duygularla yeniden bağ kurmak için yollar birlikte aranır. Gerekirse psikiyatri değerlendirmesi de planlanabilir.
Hiçbir şey hissetmemek kalıcı bir durum değildir. Fark etmek ve destek istemek, duyguların geri dönmesi için atılan ilk adımdır.